Astroloji, yüzyıllar önce ortaya çıkmış, tarihin en eski bilim dallarından biridir. Gezegen ve yıldızların hareket ve konumlarının insanların hayatı ve karakteri üzerindeki etkisini inceler. Etimolojik kökeni Yunanca’da sırasıyla “yıldız” ve “bilgi” anlamına gelen “astro” ve “logos” kelimelerinden gelmekle birlikte etimolojik anlamı “yıldız bilgisi”dir. İlk insanların gökyüzüne ilgi duyması ve yeryüzünde olmayan şeylere duyduğu merak onları astronomiye yönlendirmiştir. Gökyüzünde meydana gelen olayları kontrol etmek, hesaplamalar yaparak hem bugünkü bazı bilim dallarının temelini oluşturmuş, hem de astrolojinin ortaya çıkmasını sağlamışlardır. Yani astrolojinin temelleri akla, bilime ve tümevarıma dayanmaktadır.
Astronomi ve Astroloji Arasındaki Farklar Nelerdir?
Astroloji, gezegenlerin açılarına göre bize gelecekte nasıl bir ruh hali içinde olacağımızı, nasıl hissedeceğimizi, bizi gelecekte ne tip olayların bekleyebileceğini, karşımıza çıkacak fırsatları ve doğum haritamızda bizi bekleyen zorlukları anlatır. Astrolojinin bizim kaderimizi belirlediği hakkında yanlış bir algı vardır. Oysaki davranışlarımız bizim öz irademizle gerçekleşir. Astroloji sadece bu konuda bize yol gösteren, bizim daha düşünceli davranarak önümüze çıkan fırsatları değerlendirmemizi sağlayan ve bizi bekleyen olaylara dair bilinç oluşturan bir kaynaktır. Eğer fırsatların karşımıza çıkacağı dönemlerde kendimiz için hiçbir şey yapmazsak bu fırsatları kendi elimizle itmiş ve yine kendi kaderimize kendimiz karar vermiş oluruz. Bu yanlış algıdan dolayı astroloji zamanla insanların gözündeki değerini yitirmiştir. Bunun sonucunda da günümüzde birçok insan astrolojiye inanmamakla beraber aslında bir bilim dalı olan astrolojiyi bir hurafe, bir batıl inanç olarak görmektedir.

Yorumlar
Yorum Gönder