Ana içeriğe atla

16 Şubat – 9 Mart 2020, BALIK Burcu’nda Merkür Retrosu ; Akvaryum Temizliği…




Balık’ta seyreden ve 13 derece Balık ile 28 derece Kova arasında zigzag yapacak olan Merkür, 2 Şubat’tan beri retro gölgesinde gezinmekte… 16 Şubat – 9 Mart arasında durağan ve geri süreçleri tamamlayacak. Mart sonuna kadar da salına salına gölgeden çıkacak…
  • Bu sürecin başlangıcında Merkür’ün Neptün ile yakın seyrettiğini ve hatta Neptün – Jüpiter arasındaki ılımlı açının çevresinde gezindiğini de göreceğiz. 
  • 25 Şubat civarında Merkür Güneş ile kavuşacak, Boğa’daki Uranüs ve Oğlak’taki Mars ile ılımlı açılar yapacak. 
  • 9 Mart günü Başak Burcu’nda yaşanacak DOLUNAY ile retro bitecek. 
Genel DÜzlemde;
  • 20 Şubat – 10 Mart arasında askeri saldırılar ya da çökme, patlama gibi olaylara bağlı zaiyatlar olması mümkün! 9 Şubat DOLUNAY’ında da ifade ettiğim, Türkiye’nin bölgesel anlaşmalar içinde yeni taahütlere girmesi ve bu süreçteaskere çok fazla görev biçilmesi konusunun uzantılarına şahit olacağız. Çok üzülmemeyi dileyelim. 
  • Bürokratik süreçlerin aksamasına neden olan sağlıksız gelişmeler, çürümeler, yozlaşmalarla ilgili konular gündeme taşınabilir. 
  • Beceriksizce saklanmış, sümen altı edilmiş aldatmacalar ortaya dökülebilir. 
Retro’nun bireysel süreçlere yansımalarına gelince;
  • Dalgınlık, dağınıklık, odaklanma zorluğu, elimizdeki işleri savsaklama eğilimi gibi etkiler oluşabilir. 
  • Yapmayı planladığımız işler ummadığımız kadar ağır aksak gelişebilir. Yolladığımız mesajlar tuhaf yerlerde takılıp kalabilir. Akışı takip edip hızlandırmak gerekebilir. 
  • Manipülatif söylemleri çok dikkatle değerlendirmek, karamsarlık ya da drama merakı ile verimsiz ve sevimsiz modlara kapılmamak için bilinçli bir çaba göstermek yerinde olur. 
  • Öte yandan ne zamandır yapılmayı bekleyen, ertelenmiş, hareketlenmesinden umut kesilmiş işler ise beklenmedik şekilde rayına oturabilir. 
  • Sıkıcı, detaylı, karmaşık, çetrefilli, belki de biraz sevimsiz bileşenler içeren, halının altına süpürülmüş, karanlık ve örümcekli odalara tıkılıp bırakılmış işler, olaylar, gündemimize oturabilir ve çözüme kavuşturulmayı bekleyebilir. 
  • Su tesisatı ve kanalizasyonlarla ya da arıtma sisemleriyle ilgili tamiratlar gerekli olabilir. 
  • Vücudumuz su tutabilir ya da bazı maddelere tepki olarak şişebilir. Biraz detoks yapmak gerekebilir. İdrar yolları, sinüsleri veya hassas dokuları ilgilendiren sorunlar da gündeme gelebilir. 
  • Duygusal anlamda dip bucak temizliği yaptığımız bir dönemden de geçebiliriz. Hayatımızda saçma sapan tortular bırakmış olan ve hatırlamaktan hoşlanmadığımız için üstünü açıp karıştırmadığımız deneyimlerin ta dibine inebilir ve kanalizasyon temizliği tadında yüzleşmeler, çözülmeler, kusarcasına yaşanan farkındalıklar ve yaşarken ağır gelse de sonrasında bizi çok hafifletecek boşalımlar yaşanabilir. Bunlardan kaçınmak yerine pis suyun dışarı sızdığı delikleri açmaya çalışmak daha akıllıca olur. 
Su hem çürüme, hem de hayattır! İçinde belirsiz, sessiz ve hareketsiz gibi görünen ama görünmeyen bir dinamikle dönüşen yığınlar biriktirir… İnsanın arada bir hayatını tıpkı bir akvaryumunun suyunu değiştirir gibi temizlemesi, bulanıklaşmış, zararlı maddeler üretmeye başlamış, bileşenlerden kurtulması gerekir. Taze su, verimliliği geri getirir. 
Akvaryumun suyunu değiştirip, köşesini bucağını temizleyin 🙂 Berrak, taze, hayatı çoklayabilecek kadar zengin bir zeminde var edin yaşatmak istediğiniz her şeyi… 
Gezgin Çocuk İçin Bir Ninni – Mehdi Aminian

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Osmanlı Döneminde Astroloji

Osmanlı dönemi klasik eserlerinden 1427'de yazılmış  Murad-name , 51 maddede dönemin kültürel ve sosyal yapısını aktarırken 31. madde astrolojiye ayrılmıştır. Maddede müneccim olmanın niteliklerinden, takvim hesaplamaya, yıldız ve gezegenlerin adlarına ve niteliklerine kadar genel olarak astroloji anlatılmaktadır. Müneccimbaşılık kurumuna erken Osmanlı döneminde rastlanmazken Fatih ve II. Bayezid bu dönemi açan kişiler olarak anılabilir. 17. asrın ikinci yarısından sonra bizzat hekimbaşılık kurumuna bağlanır. Saraydaki nüfuzları, Evliya Çelebi'nin  IV. Murad  devrindeki bir geçit töreninde müneccimbaşının Anadolu ve Rumeli kazaskerleriyle yan yana gitmesiyle örneklendirilebilir.

Babil’de Astroloji

M.Ö. 3000’li yıllardan kalma bir anıt olan Stronhenge, günümüzde hala ayaktadır. Bu taşlar çember şeklinde dizilmiştir. Bu taş anıtının dikkat çeken özelliği ise bu anıtın giriş kısmının bu çemberi bölen yaz dönencesinin gündoğumuna karşı konumlandırılmasıdır. Üstüne üstlük aynı dönemde inşa edilmiş başka bir anıt olan Newgrange de kış dönencesinin gündoğumuna karşı yönlendirilmiştir. Her iki anıt da uzun yıllar önce inşa edilmiş olmalarına rağmen o dönemde bazı Kelt rahiplerinin bu anıtlar hakkında çeşitli yorumlamalar yaptığı tahmin edilmektedir. Burdan da yola çıkılarak M.Ö. 3000’li yıllardaki astronomik ve astrolojik gelişmeler hakkında çeşitli bilgiler elde edilmektedir. Günümüzde bilinen astrolojiyle ilgili olan ilk yazılı doküman ise Enuma Anu Enlil adlı çivi yazılı metinlerdir. Bu metinlerin adları Mezopotamya tanrılarının adları olan Anu ve Enlil’den gelmektedir. Bu metinlerin günümüze kadar ulaşanların çoğu Asurbanipal kütüphanesinde ve Babil’de bulunmuştur. Astrologlar ...

Başak Burç Özellikleri

Başak Burç Özellikleri 24 Ağustos - 22 Eylül Elementi:  Toprak Niteliği:  Değişken Gezegeni:  Merkür Rengi:  Sarı Taşı:  Akik Günü:  Çarşamba Başak burcu özellikleri:  Titiz, çalışkan, mükemmeliyetçi, eleştirel, detaycı, emektar, hizmet odaklı Başak burcu erkeği:  Akılcı ve pratik bir zekaya sahiptir. Dakiktir, çalışkandır, detaylara önem verir. Eleştirel ve titiz yönleri zaman zaman onu zorlayıcı kılabilir. Ancak hizmet odaklı yapısıyla yaşamınızda siz farkında olmadan hayatınızı kolaylaştıran kişidir. Başak burcu kadını:  Başak burcu kadınına bir şey beğendirmek oldukça zordur. En küçük kusur ve detayları görebilecek göze sahiptir. Bazen bu detaylar içinde çok fazla kaybolabilir. Seçim yapmakta oldukça zorlanır, kuruntu ve evhamlar geliştirebilir. Tarzı:  Temiz, net, hatasız kesimleri tercih eder, süsten, aksesuardan, frapanlıktan hoşlanmaz. Tarzı konusunda da mükemmeliyetçidir, kendi düşüncesi kadar başkalar...